16 Ocak 2010 Cumartesi

Büyük davet vaaaaar:)


Evet bugün evimde büyük bir davet var. Konuklarım çok özel. Bizim ebeşuar takımı yani seramik grubumuzun güzide üyeleri geliyorlar. Pino, Bengi, Tuğba, Özge ve hocamız Tuğçee... Davet kararı çok ani oldu. Perşembe günü  uzun zamandır onları evimde ağırlamak istediğimi düşünüyordum. Neden bu haftasonu olmasın dedim. Aslında sabah kahvaltı yapsak ama ben cumartesi çalışıyorum. Pazar günü de herkes ailesiyle beraber olmak ister. Cumartesi akşamına karar verdim. Kızlara  mail attım. Tamam dediler.

Heyooo:)))  Yaşasın... Çok heyecanlıyım. Uzun zaman sonra ilk defa evime misafir gelecek. Ne yapsam acaba?  Önce bi internet taraması yapayım. Değişik bişeyler mı yapsam? Yok yook. İlk defa denediğim bişey olmasın. Çok yetenekli bir ahçı sayılmam. Elime yüzüme bulaştırmamayım. Gece sonunda ambulans çağırmak zorunda kalmayalım:))

Menüme karar verince bişey unutmamak için alacaklarımın bir listesini yaptım. Dün iş çıkısı Reale gittim. Elimde koca kağıttan liste, "Yemekteyiz" yarışmacıları gibi, bi oraya bi buraya koşturarak alacaklarımı tamamladım. Bir "-Ama Sena hanım acele edin biraz. Yoksa yemeklerinizi yetiştiremececeksiniz." diyen dış ses eksik. Eve gelip aldıklarımı tezgahın üzerine yığdım.

Menüm:
Kısır
Mevsim Salatası
Bonbon
Kabak Tatlısı
Üzümlü Kek
Mercimekli Börek

Müthiş başarılı seçimler olmayabilir. Ama en iyi yapabildiğim şeyler bunlar ne yapabilirim:) İlk olarak ayıklanmış kabakları yıkayıp  tencereye şekerle karışık dizdim. Kısık ateşe koydum. Biri bittiii. Diğer tarafta börek için mercimekleri haşlamaya bıraktım. Bonbon için kremayı hazırlarken kakao konusunda kararsız kaldım. Kakao evde var diye almamıştım. Ama bu yarım paketti ve ne zaman açıldığı belli değildi. Kokladım, ışıkta inceledim normal görünüyor. Bişey olmaz deyip karıştırarak ocakta pişirmeye başladım. İçim rahat etmedi ya. Beynimdeki kötü düşünce odasındaki küçük adamcıklar hemen bir seneryo yazmaya başladılar. 

17 Ocak 2010 tarihli Hürrriyet Gazetesi, 3. sayfadan bir haber:

"FLAŞ FLAŞ, Davet hastanede bitti...
Atölye Beyaz'ın seramik öğrencilerinin yemek daveti hastanede bitti. Ev sahibi S.Ö. yaptığı bonbonun içine kullanım tarihi geçmiş kakaoyu karıştırınca 4 arkadaşını hastanelik etti. Ev sahibi S.Ö. polisler nezaretinde karakola götürülürken kıçkırıklarının arasından "-Bişey olmaz diye düşünmüştüm." diyebildi. "

Olabilecekleri düşününce pişen harcı apar topar çöpe döktüm. Allah'dan Leyla'da bir paket yeni kakao varmış. Hemen gidip onu aldım. Harcı tekrar pişirdim.  Bisküvileri kırıp harcla ikisini karıştırdım. Yuvarlak top yapıp hindistan cevizine buladım. Buzdolabına attım. Geriye börek kaldı. Haşlanan mercimekleri, milföy hamurunun içine yerleştirip tepsiye dizdim. Onlar fırınlanırken pişen kabakları borcama alıp üzerine ceviz doğradım.

Sıra kısırın içini hazırlamaya geldi. Yeşillikleri, soğan ve maydonozu iyice yıkayıp ince ince doğradım. Domates çektim. Limon sıktım. Hepsi hazır. Bir karıştırması kaldı. Arpacık soğan da haşladım. Yanlarına turşu da koyunca oooo yemede yanında yat. Aslında kekte yapacaktım. Ama yoruldum. Bünye bu kadar çeşite alışkın değil tabii. Evdeki tüpün yalnızca yılda iki kez değiştiğini söylesem evde yemek yapma sıklığım konusunda bilgi sahibi olursunuz sanırım.

Şimdi akşama hazırım. Birazdan işten çıkıp eve gideceğim. Liva'ya uğrayıp bir kek almayı planlıyorum. Bakalım davetimiz nasıl olacakkkk:)

Umarım herkes memnun kalır. Hep beraber güzel bir gece geçiririz.

Not: Böylece Rengin efendisi olarak ilk kez blogumda yemek tarifi verdim. Bundan da eksik kalmadım yani.

Resim için Kaynak: http://www.flickr.com/.

7 yorum:

MARİFETLİ PERİ dedi ki...

Böyle anlatırken hooop bir anda yapmış bitirmişsin gibi geldi:) Üç saate sığdı mı? Hepsi de sevdiğim şeyler. Ben de gelebilir miyim?
Şaka bir yana umarım geceniz çok güzel geçer. Afiyet olsun.
Mercimekli böreği ilk defa duydum. Bence yaptıklarının fotoğraflarını da koymalısın.
Atölye Beyaz, bizim bildiğimiz Atölye Beyaz mı? Hani Ece Hanım'ın? Kendisinin ve yaptıklarının hayranıyım ben. Ve öyleyse, çok şanslısın...
İyi akşamlar.

Pino dedi ki...

Senacımmm her şey müthiştiii!! Ben o gece bitmesin istedimmm:)) Bütün mamalara bayıldımmmmm:) biliyorsun gecenin sonunda infilak etmekten korktum yani:))
Ellerine sağlık yenidenn:)
bu arada filmi de izledimmm çok güzeldi:)
canım benim öptüm çok:D

sena dedi ki...

Pek çabuk bitmedi tabii Marifetli Peri. Ben hepsini anlatayım diye özet geçtim biraz:)
Gecemiz çok güzel geçti. Güldük eğlendik, yedik içtik. Teşekkür ederiz.
Fotograf konusunda haklısın. Keşke çekseydim. Ama sofra tanzimi biraz aceleye geldi. Fırsat olmadı fotograf çekmeye:)
Aynı Atölye Beyazdan bahsediyoruz galiba:) Ece hanımın sahibi olduğu mekan. Biz grupcak bu sene dahil olduk oraya. Ama dediğin gibi çok güzel bir yer. Bende Ece hanımın yaptıklarına hayranım. Birara boş vakit bulabilirsem boyama kursuna da katılmak istiyorum.
Eğer Ankara'da isen sende seramik grubumuza katılabilirsin aslında. Yeni arkadaşlara yer zaman yerimiz var:))

Sevgileer

sena dedi ki...

Pinocuum canım, bende çok sevindim geldiğinize. Ne güzel bir geceydi. En kısa zamanda tekrarlayalım.

Sizin için yeni mamalar yapmayı öğrenicem. Bir sonraki buluşmamaızda yeni menü ile karşınızdayım:))

Öpttüüm:))

günlük süt dedi ki...

Senacım,

Harika bir ev sahibiydin, herşey çok güzeldi :) Sayende çok güzel bir akşam geçirdik, benim aklım hem yaptığın mamalarda hem de güzel evinde kaldı :)

Herşey için çoook teşekkürler....

sena dedi ki...

Rica ederim Günlük Süt'cüğüm; yine beklerim. O sizin güzelliğiniz.

Uçacağım birazdan. Çok mutlu ettiniz beni:)))

sibel dedi ki...

merhabalar,misafiri ben de çok severim,adres değişikliği yaptım,yeni sayfama bekliyorum ;)http://sibelleherseydenbiraz.blogspot.com/rım,